<<< BLOGCU >>>

Mayıs. 7, 2008 - HER MARKANIN BİR ÖYKÜSÜ VAR...

Kategori: YASAM

BEYMEN: Boyner Grubu'na ait olan bu markanin isminin geçmisi de
ilginç: Erkek giyimi üzerine bir üretim ve magazacilik yapma karari
verildiginde konu ile ilgili toplantiya katilanlarin hepsi erkek yani 'bey' imis.
Hem de marka o dönemde sadece erkekleri düsünerek konumlandiriliyor. Bir de global bir hüviyet kazandirmak için Ingilizce adam anlamina gelen
'men' kelimesi ile birlestirilerek Beymen markasi ortaya çikiyor.

SONY: ismi uzun bir Çalismanin ardindan konulmustur. Ürün global
ölçekte tasarlandigi için bütün dünya dillerinde çok rahat söylenen bir
kelime aranmis ve Japonca'da günes anlamina gelen Sony kelimesinde karar kilinmistir.

FENDİ: Dünyaca ünlü elbise markasi olan Fendi ismi Izmirli bir levanten
aileden gelme. Atalari Izmir'de Efendizade ailesine mensup olan bu sahis,
Efendi kelimesinin basindaki ' e' harfini atarak Fendi markasini vermis
ürünlerine.

ENKA: Eniste ve kayinbirader unvanlarinin ilk heceleri
birlestirilerek olusturuldu. Eniste Sarik Tara, kayinbirader de Sadi Gülçelik. Bu ikili 1957'de ENKA Kollektif Sirketi'ni kurarak müteahhitlik
faaliyetlerine basliyor.

K. V. K: 1993 yilinda kurulan K. V. K. Mobil Telefon Sistemleri Ticaret
AS, Türkiye'nin en büyük cep telefonu distribütörü. Kuruculari olan
Mehmet Emin Karamehmet, Murat Vargi ve Osman Kavala'nin soyadlarinin bas harfi biraraya getirilerek olusturulmus bir isim.

DYO: Durmus Yasar ve Ogullari Boya ve Vernik Fabrikalari A. S. nin

AKBANK: Adana-Kayseri Bankasi. Sakip Sabanci'nin geçmisi Babasi Haci
Sabanci'nin memleketi Kayseri'ye uzaniyor. Aslen Kayserili olmakla
birlikte is dünyasindaki devlesmeleri Adana'da gerçeklesti. Sabanci
ailesi 1959 yilinda Adana ve Kayseri'nin bas harflerini birlestirerek Akbank'i kurdular.

ABBATE: Türkiye'de kalitesi ile taninan ve üst sinifa hitap eden bir
gömlek ve kravat markasi. Italyanca bir kelime. Italyanca'da zirvedeki adam ve basarili isadami anlamina geliyor.

YUMATU: Bir televizyon markasi. Ilk planda herkesin aklina Sony ya
da Yamaha gibi bir Japon markasi çagrisimi yapmasina ragmen bir Türk
markasi. Açilimi Yusuf, Mahmut ve Tuncer kardesler.

VAKKO: Vitali ve Alber adli iki kardesin isimlerinin bas harflerini
ve Hakko soyadinin 'kko' kismini birlestirerek olusturdugu bir marka.


YIMPAS : Yozgat Ihtiyaç A.S Maddeleri Pazarlama Anonim Sirketi'nin
kisaltilmis hali.

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Mayıs. 4, 2008 - MEZUNİYET TÖRENİM

Kategori: YASAM

MERHABA ARKADAŞLAR BUGÜN YANİ 05/06/2008 TARİHİNDE MEZUNİYET

 

TÖRENİM VAR ÇOK HEYECANLIYIM. VE BU HEYECANIMI SİZLERLEDE

 

PAYLAŞMAK İSTEDİM ZORLU BİR YOLDAN SONRA BU OKULDA BİTTİ ALLAHIM

 

HERKESE NASİP EDER İNŞALLAH  SINIF ARKADAŞLARIMA VE HOCALARIMA

 

 KOCAMAN SEVGİLER YOLLUYORUM. SİZLERDEN AYRILMAK ÇOK

 

ZOR  ALLAH HEPİMİZİN GÖNLÜNE GÖRE VERSİN VE BUNDAN SONRAKİ HAYATIMIZDA

 

HERKESE BOL ŞANSLAR DİLİYORUM SİZLERE ÇOK SEVİYORUM

 

MUHASEBE 2. ÖĞRETİM

 

OKULUN EN VAZGEÇİLMEZ SINIFI

 

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİSİ OLMAK BİR AYRICALIKTIR:)

 

İLK MEZUN OLMAK İSE BAŞKA BİR AYRICALIKTIR 

 

 

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Nisan. 14, 2008 - YOUTUBE'UN YASAĞI KALKTI...

Kategori: YASAM
4 Mayıs tarihinde mahkeme kararıyla erişimi engellenen video paylaşım sitesi Youtube.com'a erişim bazı bölgelerde sağlanabiliyor.

Siteye erişim, Ankara 11'inci Sulh Ceza Mahkemesi'nin kararı gereğince engellenmişti.

Yetkililer, Atatürk'e hakaret içeren görüntüler dolayısıyla erişimin engellendiğini bildirmişti.

Türkiye'nin belirli bölgelerinden youtube.com'a normal yollarla erişim sağlanabilirken kimi bölgelerde ise erişim halen sağlanamıyor.

Konuyla ilgili yetkililerin resmi açıklama yapması bekleniyor.

YouTube'dan yeni player

Video paylaşım sitesi Youtube yeni bir player'ın beta sürümünü web sitesinde test kullanımına açtı.

Yeni player'la ilgili herhangi bir açıklama yapılmadı. Eski versiyonlar yeni beta arasında video kalitesi açısından da şu an için bir farklılık görünmüyor.
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Nisan. 14, 2008 - EHLİYETLER DEĞİŞİYOR

Kategori: YASAM

Bunları biliyor musunuz?

Dikkat! Ehliyetler değişiyor...

AB'ne uyum çalışmaları çerçevesinde İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan ve ilgili bakanlıkların da görüşüne sunulan taslak ile 2009 yılı sonuna kadar tüm sürücü belgeleri değiştirilecek.

2009 sonuna kadar tüm ehliyetlerde T.C. kimlik numarası olması gerekiyor. 1 Nisan tarihinde başlayan uygulama ile trafik kazasına karışanlar artık Trafik Kaza Tespit Tutanağı'nı kendileri tutuyor. Bu iş için de üzerinde T.C. kimlik numarası bulunan yeni ehliyet gerekiyor.

Yeni uygulama ile sürücü belgelerinin sınıflarının AB ülkelerine uygun olarak yeniden sınıflandırılması öngörülüyor. Bundan böyle halen yürürlükte olan belgelerdeki ehliyet sınıfı arka yüzde AB ülkelerindekine uygun şekilde yer alacak. Ehliyet sahibinin kullanmaya yetkili olduğu araçların sembolleri de belgelerde bulunacak. Eski ehliyetlerin değiştirilmesi için bir yıllık süre tanınması öngörülürken, yeni sürücü belgelerinde T.C. kimlik numarası da yer alacak.

Belli bir geçiş süresi tanındığı ve şu anda uygulama hakkında pek çok kişinin bilgisi olmadığı için kuyruklara takılmadan ehliyetinizi değiştirebilirsiniz.

Ehliyet değişikliği için gereken evraklar;

  • 6 tane vesikalık fotoğraf,
  • Herhangi bir hastaneden sağlık raporu (Tam teşekküllü devlet hastanesinden almaya gerek yoktur. Özel hastaneler de bu belgeyi göz ve el titremesini kontrol ettikten sonra vermektedir. Hastaneyi gitmeden önce yanınıza 4 resim almayı unutmayın.),
  • Nüfus kağıdının önlü arkalı fotokopisi (2 nüsha),
  • Ehliyetin fotokopisi ve aslı.

Önce hastane raporunu alıp, diğer belgelerle beraber İlçe Emniyet Müdürlüğüne şahsen gitmeniz ve ilk gün yeni ehliyetinizin boş haline imza atmanız gerekiyor. Emniyet Müdürlüğü bir hafta sonra eski ehliyetinizi alıp yenisini veriyor.

Ehliyet uygulamasının dışında yeni düzenlemeyle bundan böyle trafik zabıtası yalnızca suç veya ceza tutanağı düzenleyebilecek. Tutanağın bir sureti ilgili cezayı alan kişiye, diğer sureti ise cezanın tahsil edilebilmesi için ''yetkili tahsil merkezleri''ne gönderilecek. Para cezasının takibi ve tahsilini Maliye Bakanlığı yapacak.

Artık yaşamımızda her şey AB normlarına uygun hale getiriliyor. Araç muayenesi, maddi hasarlı kazalarda trafik polisi beklemeden tutanağın kazaya karışan sürücüler tarafından tutulması, ehliyetlerin yenilenmesi v.s.gibi... Siz siz olun mutlaka emniyet kemerinizi takın, aracınızın bakımını ve rutin muayenelerini zamanında yaptırın. Trafik poliçeniz olmadan trafiğe çıkmayın. Kaskonuzu yaptırın, olası bir hasarda maddi külfet altına girmeyin...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Nisan. 8, 2008 - BEREKET

Kategori: YASAM

Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış....
Büyüğü Halil....
Küçüğü ise İbrâhim...
Halil, evli çocuklu.
İbrahim ise bekârmış... Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin...
Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermiş..Bununla geçinip giderlermiş...
Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı.
İkiye ayırmışlar.... İş kalmış taşımaya....
Halil, bir teklif yapmış :
İbrahim kardeşim ; Ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle.
Peki abi demiş İbrahim...Ve Halil gitmiş çuval getirmeye... .
O gidince, düşünmüş İbrahim: Abim evli, çocuklu. Daha çok buğday lazım onun evine
Böyle demiş ve, Kendi payından bir miktar atmış onunkine...
Az sonra Halil çıkagelmiş.
Haydi İbrahim...! Demiş, önce sen doldur da taşı ambara.
Peki abi...! İbrahim, kendi yığınından bir çuval doldurup düşer yola..
O gidince, Halil düşünür bu defa:
Der ki: Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var.
Ama kardeşim bekâr.  O daha çalışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek.
Böyle düşünerek,  Kendi payından atar onunkine birkaç kürek.....
Velhasıl , biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atar onunkine.
Bu, böyle sürüp gider..... Ama birbirlerinden habersizdirler.
Nihayet akşam olur. Karanlık basar.
Görürler ki, bitmiyor buğdaylar.
Hatta azalmıyor bile.... Hak teala bu hali çok beğenir.
Buğdaylarına bir bereket verir, bir bereket verir ki ...
Günlerce taşır iki kardeş , bitiremezler. Şaşarlar bu işe...
Aksine çoğalır buğdayları. Dolar taşar ambarları.

Bugün 'Bereket' denilince, bu kardeşler akla gelir.
Bu bereketin adı : Halil İbrahim bereketidir. ..

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Nisan. 8, 2008 - ANGUT KUŞU

Kategori: YASAM

Herkesin haksız bir şekilde kullandığı bir ifadedir 'Angut'.
Biri laftan anlamayınca, boş boş bakınca ya da aptallık
edince hemen 'Angut musun?' der günümüzün insanı.
Angut'un aslında bir kuş olduğunu bilmeyen bir sürü insan
var ülkemizde.

Özelliği nedir bilir misiniz?
Angut kuşunun eşi öldüğü zaman yanına o anda başka bir
yırtıcı hayvan veya bir insan gelse dahi gözlerini bir dakika
bile eşinin ölüsünün üstünden ayırmadan o da ölene kadar
onun başucunda bekler.

İşte bu canlının yaptığı en büyük 'Angut'luk budur. Ayrıca
bu olay bütün Angut kuşları için geçerlidir, arada bir görülen
bir şey değildir. Dişi olsun erkek olsun bütün Angut kuşlarının

Çok ürkek bir hayvan olmasına rağmen eşinin ölüsünün başında
bekleyen Angut kuşuna elinizi uzatsanız dahi oradan kaçmaz.

Hani derler ya 'Angut gibi bakmasana' diye...
Keşke herkes Angut gibi bakabilse değer verdiklerine.
Bundan sonra bazılarına 'Angut' demeden önce bir kere daha düşünün.

Bir "Angut" bile olamayan o kadar çok insan var ki artık günümüzde...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Nisan. 6, 2008 - UÇURUM

Kategori: YASAM

Gece yarısıydı. Arabadaydım. Radyo Maydonoz'da Selim gazete köşelerinden internete yayılmış bir öykü­yü anlatıyordu. Kulak kesildim:

 "Bir sonbahar günü Londra'daki doktor muayenehanesinin bekleme odasında otu­ran adam, yaprakların dökülmesini hüzün­lü bir gülümsemeyle seyrediyordu. Biraz sonra muayene odasında doktor, teşhisi açıkladı kendisine:

 '- Bay Winkelman, beyninizde bir ur var. Hemen ameliyat olmalısınız.'

 Yüz hatları gerildi Winkelman'ın:

 '- İngiltere'de bu ameliyatı yapabi­lecek doktor var mı' diye sordu.

 '- Amerika'da yaşadığınıza göre orada olmanızı öneririm' dedi doktor; 'Zaten sizi ameliyat edebilecek tek operatör olan Charles Wronkow da orada yaşıyor.

 Winkelman teşekkür edip ayrıldı. Ote­le giderken derin derin düşünüyor ve yere dökülen yaprakları ayaklarıyla yavaşça iti­yordu.

 Birkaç gün sonra gazeteler tanınmış Amerikalı operatör Charles Wronkow'un İngiltere'de tatilini geçirirken intihar ettiği haberini verdiler.

 Polis, böyle tanınmış bir doktorun ne­den Wilkelman adı altında, Londra'nın yoksul bir mahallesindeki otelde kaldığını merak ediyordu."

* * *

 Bu öyküyü dinlediğim gecenin sabahın­da gazeteler Reve Favaloro'nun intihar haberini duyurmuşlardı.

 Favaloro, 1967'de bulduğu by-pass yöntemiyle kalp ameliyatlarında bir çığır açan ve milyonlarca hastayı kurtaran Ar­jantinli cerrahtı. Buenos Aires'teki muhte­şem villasında kalbine sıktığı tek kurşunla son vermişti hayatına...

 Milyonların kalbine giden kanalları açan bir insanın, kendi yüreğindeki tıkanmaya deva bulamaması ve sonunda onu kurşun­layarak susturması ne trajik bir final!..

 Bütün bir salonu gülmekten kırıp geçir­dikten sonra çekildiği makyaj odasında ses­sizce ağlayan bir palyaço gibi... Çevremize yaydığımız ışıktan biz nasiplenemeyiz çoğu zaman... insanın sözü geçmez, gücü yetmez ba­zen kendine...

 En güzel aşk filmlerinde oynayan kadın, alabildiğine mutsuzdur bakarsanız...

 Diline doladığı herkesin iç dünyasını ka­lemiyle didikleyen yazar, kendi içindeki keş­mekeşi tariften acizdir.

 Cemaate iman telkin ederken içten içe Tanrı'yı sorgulamaya başlamış bir din ada­mı kadar çaresiz, kıvranır insan...

 Yalnızlık korkusunu bastırmak için ömrü boyunca sayısız kadına tutulmuş bir Kazanova'nın sonunda anavatanı yalnızlığa dönmesi,

 ...ya da cehennemi bir cephede gün bo­yu askerlerine cesaret aşılayan kumandanın gece karargahta korkudan titremesi gibi,

 ...en yakından tanıdığı zaafı, en güven­diği yanına yakıştıramaz insan:

 ...ve kendini en bildiği yerinden vurur: Kalpse kalp; beyinse beyin...

 ...bir kurşunla durur.

* * *

 Çünkü en beteridir kendisiyle savaşan­ların, kendine yenilmesi...

 İnanmadan din adamı olarak kalamaz­sınız; sevmeden aşık rolü oynayamaz, cesa­retsiz savaşamazsınız; beyninizde bir urla beyinlere deva, kalbinizde kanayan bir ya­rayla kalplere şifa taşıyamazsınız.

 Bu kuşatmayı yarmak için o "zaaf”ları­nızı yok etmek zorundasınızdır; çoğu kez kendinizden vazgeçmek pahasına...

 insan, kendine rağmen gider o zaman...gençliğinde nice cana kıydığı kılıcının üzerine karnıyla yatıveren yaşlı bir Samuray savaşçısı ya da intihar için artık hükmedemediği tanıdık bir mikrofonu seçen Zeki Müren gibi, ölümü beklemeden onun kol­larına koşar.

 Bazen uluorta, bazen yapayalnız,

 ...uçsuz bucaksız bir boşluğa akar...

 Malum; "uzun süre uçuruma bakar­san, uçurum da senin içine bakar."

 Can DÜNDAR

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Nisan. 6, 2008 - AŞK VE ÖNSÖZ

Kategori: YASAM

Karşılıklı sevginin Leyla’larda Mecnun’larda kaldığını anlamak için karşılıksız sevgi yaşamak gerekiyormuş. Birini sevmenin delice bir aşkla bağlanmanın güzelliğini yaşamak için hazan mevsimine gelmek olduğunu bilmiyordum. Meğer hayatta ne çok şey kaçırmışım...

 Aşkın insanı büyüttüğünü olgunlaştırdığını da öğrendim artık. Bu yaşıma kadar kimse öğretmedi bana aşkın karşılıksız olduğunu, sadece gönülden sevenin bu acıyla kavrulacağını, sevilenin ise sevildiğini bilmeyeceğini... Yine teşekkür ederim sana karşılıksız aşkım!!! Bana hayatta öğretilmeyenleri öğrettin. Hiç kimseye hissetmediklerimi hissetdirdin. Hiç kimse için yapamayacaklarımı yaptım. Pişman mıyım? Hayır hiç pişman olmadım ve aşkını sonsuzluğuma saklarken bile mutluydum. Hayatımın son basamaklarında bana böyle bir aşkı yaşattın. Seni sevmeme izin verdiğin için teşekkür ederim Aşkım…

 Sevgiliye bu kadar serzeniş çok görülmez umarım. Evet yaşadım gördüm öğrendim. Sevgi ve aşk sadece tek kişi tarafından yaşanabiliniyor. Aşkın karşılığı yok. Bazı insanlar sadece sevmeyi bilir,karşısındaki sever mi sevmez mi hiç düşünmeden sever. Hep bekler sevecek diye ve sonunda görür ki sizi kırmamak adına hatır için kendini zorlayarak karşılık verme çabasındadır. Oysa ki herkes duygularında özgürdür ve kimse kimseyi zorla sevemez. Kırgınlık olmaz aşkta. Seviyorsan, gerçekten aşkını yüreğinde hissediyorsan bırakacaksın sevgiliyi özgürce kanat çırpsın ve nerede kiminle mutluysa
Tadına vararak yaşasın... O’nun mutluluğunu uzaktan seyrederek yaralarını sarmayı da öğrenmek gerekir...

 Aşk yalnızlığı kabullenmektir...

 Aşkın denklemi çözümsüz. Alışmak gerek sadece sevmeye. Sevilmeyi tatmadan da yaşamayı öğrenebilir insan. Ama birini sevmeyi birine sımsıkı bağlanmayı mutlaka yaşamalı. İşte o zaman hayatta bir yanlışlık olur...

 Ve ön söz...

 Seni sevdiğimi bil. Nerede olursan ol. Her zaman çok sevildiğini bil...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->
pride_love_never@hotmail.com

Hakkımda

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

ozgur544
bizbiziz
gardenya70
caferose
orguyedavet
hulela
aydın karahan
funda2008
birgonulbal
becede
(...........................) (...........................)
ramsescleopatra
ekolmany
telkirmayasemince
anemonunmutfagi
kezibanyenge
sevginehri28
ravend
photograpy28
ustali28
batuhan4477
yenimuhasebeci
naturallovers
supermarket0954
ilkayinmekani
kalitetakilirmisin
aytenleyeniden
Sitenizesayac.com